5 Ekim 2012 Cuma

GÖKÇE&ŞÜKRAN ABLA DAVETİ

Merhaba sevgili arkadaşlarım..uzun zamandır işlerim dolayısıyle bloga tarif ekleyemedim..O kadar çok tarif birikti ki yavaş yavaş ekleyeceğim inşallah..
Ama bu işe başlamadan önce bugün eski dost Şükran ablamızın davetine gitmek üzere yola çıktık..Canım arkadaşım Huriş ile yolda buluşup şükran ablaya doğru yola koyulduk.. meğer, yolda öğrendim ki şükran ablanın kızı Gökçe nin evine gidecekmişiz..Yakın oturuyorlarmış zaten..Neyse; buna rağmen arkadaşım Huriyenin yıllardır gittiği evi karıştırıp dere tepe düz gittikten  sonra eve vardık çok şükür..:)
Hoşbeşten sonra Anne-kızın muhteşem uyumlu o güzel sofrasına geldi sıra..Allahım o ne güzel çorba, o ne güzel zeytinyağlılar, böreği, hele  ısırgan salatası tadına doyamadık..
Şükran abla çok güzel yemekler yapar, eline kuru ekmeği ver baklava, börek olarak sana geri döner..o derece yani..Çok maharetli ve eli lezzetli bir insan..Üstelik kendisi kilosuna çok dikkat eden bir hanım olduğu için de bu güzel şeyleri de hafif ve lezzetli yapmayı başaran biri.
.
Biz hanımların böyle günlerde hiç alışık olmadığı cinsten salata ve zeytinyağlı  yemeklerle dolu bir sofra hazırlıyor her zaman..
Genelde biz  hanımlar alışılmış olduğu gibi patates böreği veya kısır, börek çeşitleri ve 2-3 çeşit tatlı yaparız bu günlerde...hep karbonhidrat ağırlıklı oluyor..Sanki gelecek insanlar haftalardır aç ve bizim onları bütün hücrelerine kadar tıka basa doyurmamız gerekiyormuş gibi birşey oluyor..
İşte Şükran abla davetleri burada bu haliyle ayrılıyor bizden..Herşey çok hafif ve sağlıklıydı..
Bunları yedikten sonra tatlı olarak üzüm ve Gökçenin  kendi elleriyle hazırladığı sıcak tahin helyasıyla taçlanan enfes bir sofraydı.. (Gökçe'nin en son ikramı  damla sakızlı Türk Kahvesini de unutmamak lazım..muhteşemdi..)
Size bu günü bu kadar detaylı anlatmamın amacı Şükran abla sofrasının bir örnek oluşturması ve alıştığımız o pasta, baklava, börek üçgeninden (piramit mönüden) (bu da benim betimlemem) hehe..:) uzaklaşmanızı sağlamak içindir.. Çünkü her gün davetine giden kadın oradan garantili 2 kiloyu yapıştırıp çıkmaktadır.. Neyse, gelelim Gökçe'ye;

Gökçe,  Şükran ablanın kızı..Şükran ablayı yıllar öncesinden tanımama rağmen  çok yoğun çalıştığı için onu bu derece yakından tanıma fırsatı bulamamıştım..O kadar içten ve samimiydi ki an itibariyle kendini anlamanızı sağlayan insanlardan birisi..
Şunu anladım,  Gökçe her eve lazım biri.. ..Resmen ayaklı kütüphane...Her konuda ayrıntılı ve doğru bilgi ve tesbitleri var...Bize bugün Kimya,Fen, Edebiyat,Coğrafya,Politika ve sair, ve sair konularda ve hanımları çok yakından ilgilendiren güzellik sırları ile ilgili kimsenin bilmediği eşsiz bilgiler verdi..(şimdi niçin Gökçe'den her eve lazım) dediğimi anlatabilmişimdir herhalde..

Gökçe' ye senin kesinlikle bir blog açıp her konudaki bu değerli bilgilerini paylaşman gerekir dedim ve o da bunu düşündüğünü ve yakın zamanda bir blog açmak istediğini söyledi..çok mutlu oldum.. İnanın bizler için bir kazanımdır..İnşallah fikrini değiştrmez ve blogunu açar  ve bende size buradan bildirir sizi Gökçeyle bizzat tanıştırmış olurum..

Çok mu çenem düştü ne...:)) evet size Şükran ablanın o güzel yemeklerini paylaşayım artık..Ama sizlere sadece resimlerini yayınlıyorum şimdilik..Tariflerini daha sonra Şükran abladan alıp tek tek yazacağım.. Bugün sohbet o kadar güzel bilgilerle doluydu ki, sohbeti bozup tariflerle vakti harcamak istemedim inanın...
ve bizdenizler:) Ortadaki bendeniz.Sağdan: Deniz,Şükran abla,ben,Huriş,ve anne-kız cankuşlar

Analıkızlı çorbası

Kabak salatası (bol cevizli harikaydı)

ısırganotu salatası (tek kelime, mikemmeldi:))

Börülce salatası (Börülce haşlanmış diğerleri çiğden)

Tarator (acılı ezme)

Zeytinyağlı Dolmabiber (bol fıstklıydı çok lezizdi)

Pazılı Börek (çok hafifti)

Barbunya pilaki (enfesti)

Gökçenin sıcak Tahin helvası (tarçınlı)
Buradan tekrar bu güzel gün için Şükran ablaya, Gökçe'ye, Hurişe, Deniz hn.a ve adını hatırlayamadığım güler yüzlü Eskişehirli ablama ve o güzel kızına sevgilerimi gönderiyorum..



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder